işü
Son yayınlanan yazılar
print this page
Son yazılar
depresyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
depresyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bağırsak bozuklukları depresyonu tetikliyor

Sağlıksız beslenme ve sağlıksız yaşam şekli, bağırsakların kolon duvarlarında atıkların birikmesine, burada bakterilerin üremesine ve sonuçta da bağırsakların kendi zehrini emmesine yol açıyor. 

Dr. Mustafa Yaşar'ın verdiği bilgilere göre bağırsaklardaki işlev bozukluklarının bilinen kabızlık, gaz, şişkinlik gibi rahatsızlıklar ve günümüzde özellikle iş insanlarında yaygınlığı artan crohn hastalığının yanı sıra depresyon, sık enfeksiyona yakalanma, baş ağrısı, migren ile de bağlantısı var. Bu tür rahatsızlıklar olanlar "bağırsak yıkama tedavisi", yani kolon hidroterapiden yararlanabiliyor.

24 farklı doğal tıp metoduna ilişkin uzmanlıkları bulunan Dr. Mustafa Yaşar, geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan kolon hidroterapi, yani bağırsak yıkama tedavisi ile ilgili bilgiler verdi. Kolon hidroterapiyle bağırsak kıvrımlarında biriken atık maddelerin verilen suyla birlikte boşaltılarak temizlendiğini açıklayan Dr. Yaşar, "Bağırsaklarınız iyi çalışmıyorsa onların işi diğer arınma organlarına kalacaktır. Örneğin bazı cilt sorunları bu nedenden kaynaklanır. Avrupa'da yapılan bir bilimsel çalışmaya göre, bağırsak fonksiyon bozuklukları depresyonun ilk sıralardaki nedeni olduğu tespit edildi." dedi.

Günde bir - kez tuvalete çıkılmalı

Günde bir - iki kez tuvalete çıkmanın normal olduğunu kaydeden Dr. Yaşar, kişinin yine de hidroterapiye ve arınmaya ihtiyaç duyabileceğini ifade etti. Kolon hidroterapinin yalnızca bağırsak hastalıklarında değil, detoks ve bağışıklık sistemini güçlendirme amacıyla da uygulandığını belirten Dr. Yaşar, kolitis ülseroza, crohn, kolit gibi rahatsızlığı bulunanların bu tedaviden en ileri derecede yarar görenler grubuna girdiğini açıkladı. Dr. Yaşar şöyle konuştu: "Sık sık enfeksiyona yakalanma halleri, baş ağrısı, migren ve depresyon hallerinde kolon hidroterapi önemli bir destek tedavisidir. Alerjiler, sedef, egzema, akne gibi cilt hastalıkları, karaciğer yağlanmaları ve karaciğer fonksiyon bozuklukları, alerjik astım bronşial, romatizmal hastalıklar, kireçlenmeler kolon hidroterapiden önemli ölçüde yarar görür."

Kolon hidroterapi nasıl uygulanır?

Nadiren rastlanan karın krampları dışında yan etkisi bulunmayan kolon hidroterapi seansında bir sedye üzerine yatırılan kişiye rektal yoldan bir tüp bağlanıyor. Bu tüp, suyun ısısını, hacmini ve verilme frekansını ayarlayan bir cihazla birleştirilerek yaklaşık 40-45 dakika süreyle ve 5-6 kez kişinin bağırsağı suyla doldurulup boşaltılıyor. Dr. Yaşar, genelde 37-38 derecelik suyla ve arada bir kısa süreler için 25 derecelik suyla bağırsakların yıkandığını, böylelikle bağırsak uyarılarak hem düzleşip şişmesinin önlendiğini, hem de bağırsağın dolaşımının arttırılarak kasılma gücünün artırıldığını bildirdi.

0 yorum

Depresyon Belirtileri

Ne yazık ki günümüzün sosyo ekonomik koşulları içerisinde depresyona girme riski her geçen gün artmayı sürdürmektedir. Yapılan son araştırmalar ile beraber günümüzde depresyonun ilkokul seviyesindeki çocuklarda bile yaşanabildiği ortaya çıkarılmıştır. Özellikle de okulda arkadaşları tarafından dışlanan, kusurları neden ile alay konusu olan çocuklarda depresyon görülme riski son derece yüksektir. Üstelik ailelerin bu depresyon belirtilerini erken evrede yakalayamamaları depresyonun ilerleyerek tedavi sürecinin çok daha zorlaşmasına neden olmaktadır. 

Bu nedenle ailelere düşen önemli görevlerden biri çocukların fiziksel durumlarını takip ettikleri kadar ruhsal durumlarını da büyük bir özen ve dikkatle takip etmeleridir.Depresyon en basit hali ile kişilerin üzülmelerine ya da umutsuzluğa kapılmalarına neden olabilecek gelişmeler yaşanmamasına rağmen kendilerini büyük bir boşlukta hissetmeleridir. Çok küçük olayları bile büyüterek kendilerini üzen, hayattan ve yaşamaktan zevk almayan, eskiden severek yaptıkları faaliyetleri bile yapmak istemeyen kişiler depresyona girmiş demektir. Depresyonu çok tehlikeli kılan ise tedavi edilmediği takdirde kişinin kendisini dış dünyadan soyutlamasına ve intihara bile neden olabilmesidir. Ruhsal bir sorun olan depresyon grip gibi normal bir hastalıktır. Uygun tedavi yöntemleri ile iyileştirilen kişiler eski hayatlarına sorunsuz olarak dönmektedir. Burada önemli olan depresyon belirtilerinin çok iyi bilinerek kendinizde ya da yakın çevrenizde birinde görmeniz halinde uzman bir psikiyatriste başvuruda bulunmaktır.

Depresyon belirtileri aslında günlük hayatta sıklıkla yaşanan üzüntü, karamsarlık, mutsuzluk ve içe kapanıklık gibi hisler olduğu için depresyona giren pek çok kişi bunu anlayamamaktadır. Oysa ki depresyonda olan kişiler bu hisleri çok daha yoğun ve şiddetli olarak yaşarken çoğu zaman bu hissi duymaya neden olan bir olay ortada yoktur. Çoğu zaman depresyon kişinin kendisi tarafından değilde yakın çevresi tarafından fark edilmektedir. Depresyonda olan kişilerde iyimserlik azalırken konsantrasyon sorunları ortaya çıkmakta özellikle de olayların detaylarını unutma başlamaktadır. Depresyon belirtileri arasında bunlara ek olarak aşırı sinir ya da sakinlik, olayları umursamama ya da olayları olduğundan fazla bir şekilde abartma, yoğun iştahsızlık ya da aşırı yeme isteği, çok fazla uyumak istemek ya da hiç uyku uyuyamamak, gün içerisinde enerjisinin tükendiğini hissetmek gibi belirtiler bulunmaktadır.  
0 yorum

Andropozla Baş Etmek



Çoğu kişi kadınların menopoz dönemi geçirdiğini bilir ancakerkeklerin de kendi menopoz dönemi olduğu pek bilinmez. Erkekler orta yaş krizidiye anılan evreyi yaşarken bazı doktorlar ve araştırmacılar aslında menopozunerkek versiyonu olan andropozu yaşıyor olabileceğini söylemektedir.

Bazı erkekler için bu şaşırtıcı olsa da andropozgitgidedaha iyi bilinmekte ve daha fazla doktor tarafından tanınmaktadır. Erkeklerdeyaş ilerledikçe görülen enerji kaybından depresyona, cinsel istek kaybındancinsel fonksiyon bozukluğuna kadar birçok durum bununla ilişkili görülmektedir.Bazı doktorlar bu belirtileri ve kemik yoğunluğunun azalması, kilo alımı gibibaşka belirtileri yaşayan erkeklerin hormon replasman terapisi veya başka birtedavi almasını tavsiye eder. Andropoz genel olarak ergenliğe girişin tersigibidir. Hormonal, psikolojik, kişisel, sosyal, cinsel ve ruhsal değişikliklerbu şekilde görülür.

Andropoz testosteron hormonunun azalmasıyla karakterizedir.Testosteron erkeklik hormonudur ve yaşlandıkça erkeklerdeki seviyeleri düşer.Ancak bazı erkekler diğerlerine göre bundan daha çok etkilenir. 40 ve 55yaşları arasındaki 25 milyon Amerikan erkeğinin andropozdan bir dereceye kadaretkilendiği düşünülmektedir.

Erkek menopozu andropoz oldukça sinsi olabilir. Testosteronkaybı 35 gibi genç bir yaşta görülebilir ve yılda %1 ila 1.5 oranında seyreder.Menopoza giren kadınlardaki ani östrojen kaybının aksine, yıldan yıla azalantestosteronun menopoza benzer belirtilere sebep olacak kadar azalması uzunzaman alabilir.

Asabiyet, yorgunluk, depresyon, azalan cinsel istek veereksiyon problemi andropozun en sık görülen belirtileridir. Kişi hiçbir şeyleilgilenmek istemediği gibi kıpırdayacak kadar bile enerjisi olmayabilir.Andropoz hakkında ilk çalışma 1940’lı yıllarda yayınlanmış olsa da tıp dünyasıyeni yeni ilgi göstermeye başladı denilebilir. Andropoz yaşayan erkeklerindoktor muayenesi sonrasında sadece belirtilerinin tedavi edilmesi yaygıngörülen bir durumdur. Örneğin andropozsebebiyle depresyon görülüyorsa, sadeceantidepresan ilaç kullanımı doğru bir tedavi değildir. Bu sadece depresyonutedavi ederken, andropozu etkilemez. Ayrıca cinsel istek kaybı gibi diğerbelirtileri daha kötü hale getirebilir.
0 yorum

Asabiyetle Birleşince Depresyon Kötüleşiyor



Majör depresyonu (ağır depresyonu) olankişilerde asabiyet ve huzursuzluk depresyonun daha şiddetli olmasına ve başkasağlık problemlerine sebep oluyor. A.B.D. Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü’nün 31yıl boyunca izlediği 500’den fazla kişinin bilgileri incelendi. Katılımcılar1978 ile 1981 yılları arasında çalışmaya katıldığında majör depresyonhastasıydı.




Dr. Lewis Judd’ın belirttiği üzere aşırıasabiyet ve kızgınlık çalışmaya katıldıklarında katılımcıların yaklaşık%54’ünde mevcuttu. Bu hastalardaki asabiyetin önemli oranda daha şiddetlidepresyonla, daha uzun süren depresyonla ilişkili olduğu görüldü. Asabiyet vekızgınlık duyguları ayrıca daha zayıf tepki kontrolü, daha yüksek oranda hayatboyu süren madde bağımlılığı ve anskiyete bozukluğu, daha fazla antisosyalkişilik bozuklukları, daha az hayat tatmini ve akrabalarda daha yüksek orandabipolar bozukluk ile alakalı bulundu.




Araştırma asabiyet ve kızgınlığın dahaşiddetli depresyonla ilişkili olduğunu gösterse de bu duyguların depresyonunşiddetlenmesine tek başlarına sebep olduğunu kanıtlamadı.




Depresyona eşlik etmesi problem olan tek duyguasabiyet değildir. Depresyon ve anksiyete de beraber görüldüğünde tedavi tekbaşlarına tedavilerinden daha zor olabilir. Çoğu antidepresan anksiyeteyi detedavi eder ancak zaman vermek gerekir. Terapinin işe yaraması için eforsarfetmek gerekir. Bilişsel davranışçı terapi genellikle depresyon ve anksiyetetedavisinde en etkili olmaktadır. Bazı yaşam stili değişiklikleri faydalıgelebilir. Nefes egzersizleri, kas rahatlaması, yoga, iyi uyku, düzenlibeslenme, egzersiz gibi yeni alışkanlıklar edinilebilir. Tedavide atılan küçükadımlara odaklanmak tüm sürecin daha katlanılabilir olmasını sağlar. Zamaniçinde küçük küçük atılan adımlar ve edinilen başarılar büyük değişikliklerinönünü açar.




Tedavinizde aktif olmanız önerilir. Sağlıkuzmanlarıyla iyi ilişkiler kurmak, onlara güvenmek tedavinin daha hızlı veetkili olmasını sağlayacaktır.
0 yorum
 
Support : Copyright © 2011. saglik8.blogspot.com - All Rights Reserved
Kafes kuşu | Radyomevlana | Yiğit CAMCI