işü
Son yayınlanan yazılar
print this page
Son yazılar
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Günlük 1600 Kalorili Diyet İle Zayıflayın

İnsanların günlük hayatlarında yapmış oldukları sağlıksız diyetler, onların kısa zamanda kilo vermelerine yardımcı oldukları gibi, sağlıklarını kaybetmelerine de sebebiyet vermektedir. Zira kısa zamanda belirli takviyelerle gerçekleştirilen bu zayıflama işlemleri, kişinin en kısa vakitte eskisinden de fazla kilo almasına neden olarak, ilerleyen dönemlerde pek çok sağlık problemiyle uğraşmak zorunda bırakacaktır. Hal böyle olunca birçok uzman tarafından geliştirilen diyet programları dikkat çekmeye başlamıştır. Nitekim, bu programlardan en başarılı olanlardan birisi de, 7 günlük 1600 kalorili diyet uygulamasıdır. Bu uygulama sayesinde kişi kalori hesaplama işlemini rahatlıkla gerçekleştirirken, vücutta ki pek çok toksinin de dışa atımını sağlamaktadır.

7 günlük 1600 kalorili diyet programı sayesinde yeniden ve sağlıklı bir yemek yeme alışkanlığı elde edebilmeniz mümkündür. Kaldı ki insanın gün içerisinde almış olduğu kalori ile protein değeri oranlarını en uygun seviyelerde dengede durmasını sağlamakta olan bu yöntem, kişinin zinde ve bir o kadar da sağlıklı bir yaşam sürdürmesine yardımcı olmaktadır. Bu olumlu gelişmeleri de göz önünde bulundurduğumuzda ise, 7 günlük 1600 kalorili diyet programının önemini daha rahat kavrayabiliriz. Bilinçli bir beslenme düzeni oluşturmamıza kusursuzca yardımcı olacak olan bu yöntem, bizleri günlük koşturmacalarımızda daha aktif ve zinde kalmamızı sağlayacaktır. Öyle ki, beslenme alışkanlığımızın tamamen olumlu tarafa doğru değiştirilmesi de bizlere pek çok açıdan avantajlı bir beden el ettirecektir.

7 Günlük 1600 Kalorili Diyet Programı için Dikkat Edilmesi Gerekenler
7 günlük 1600 kalorili diyet programı pek çok kişiye fayda sağladığı kadar, belirli kişilerinde uygulamaması gereken bir programdır. Özellikle de, kalori ihtiyacının 2200 ün üzerinde olan kişiler bu programın dışında kalmak zorundadır. Bunun dışında, hamileler, yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişilerinde bu tarz bir diyet programı uygulamaması gerekmektedir. Öte yandan kişinin sağlıklı ve rahat bir bedene ulaşabilmesi adına pek çok açıdan katkılar sağlamakta olan bu diyetin, dikkat edilmesi gereken önemli noktaları da bulunmaktadır. Bu kurallar çerçevesinde uyguladığınız 7 günlük 1600 kalorili diyet sayesinde vücudunuzu arzı ettiğiniz şekil ve sağlığa sıkıntısız bir şekilde kavuşturabilirsiniz. 

Bu kurallara kısaca değinecek olursak eğer;
Gün içerisinde en az 3 litre su tüketilmesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Nitekim diyet esnasında insanın en fazla ihtiyaç duyduğu madde su olacaktır. Vücuttaki su oranını da dengelediğiniz andan itibaren, uygulanan diyet daha sağlıklı bir işleyiş kazanacaktır.
İçeceklerin şekersiz tüketilmesine de önem vermeniz gereklidir. Zira bu önem sizlerin kilo verme faaliyetlerinizi hızlandıracaktır. Bu durum ayrıca kalori hesaplama açısından da katkı sağlayacaktır.
Ara öğünler ile ana öğünler arasında en az 2 saatlik bir süre tutmanız gereklidir.
Gece yemeklerin mutlaka uzak durulması lazım. Nitekim gece yenilen bir yemek, sindirim sisteminin yavaşlamasına sebebiyet verecektir.

Son olarak ise bu diyetin uygulanması aşamasında mümkün oldukça spor yapmanız sizlerin sağlık açısından oldukça olumlu sonuçlar elde etmenize ve hızlı yağ yakma işleminizi geliştirmenize yardımcı olacaktır.
0 yorum

Göbek Yaglarini Eriten Muhtesem Diyet

Eğer göbek bölgesinde fazla kilolarınız varsa ve zayıflamayı istiyorsanız umutsuzluğa düşmeyin ve göbek yağlarını eriten muhteşem diyet sayesinde göbek bölgenizde oluşan yağlardan kurtulacaksınız artık. Sadece 3 hafta gibi kısa bir sürede göbek bölgesinde incelme sağlayacak özel bir programdır. Ancak şunu belirtmek de fayda var sadece diyet ile bölgesel zayıflama yapmak mümkün değil göbek yağlarını eriten muhteşem diyet le beraber bazı özel egzersizler ve bitki çayları ile göbek yağlarınızdan mucizevi bir şekilde kurtulmuş olacaksınız.

Göbek yağlarını eriten muhteşem diyet
1.gün
Sabah: 1 dilim çavdar ekmeği, 2 dilim beyaz yağsız peynir, 3 tatlı kaşığı reçel, 3-4 adet siyah zeytin.
Öğle: ızgara tavuk ve yeşil salata
Akşam: 1 porsiyon semizotu yemeği, yağsız yeşil salata.
2.gün
Sabah:1 bardak süt, yulaf ezmesi, 1 tatlı kaşığı keten tohumu, 3 çorba kaşığı müsli.
Öğle: 3 parmak dil peyniri, 2 dilim ekmek, mevsim yeşillikleri.
Akşam: 1-2 kase sebze çorbası
3.gün
Sabah: kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 1 dilim çavdar ekmeği,5 adet maydanoz.
Öğle: 3 adet köfte, bol yeşillikli yağsız, limonlu salata.
Akşam: Kıymalı yeşil mercimek yemeği, yeşil salata.
4.gün
Sabah: 1 tane kivi, 2 dilim ananas dan yapılmış meyve salatası
Öğle: Balık ızgara, roka salatası.
Akşam: 1 kase sebze çorbası.
5.gün
Sabah: 1 tane kivi, 2 dilim ananas dan yapılmış meyve salatası.
Öğle: 3 adet yumurtan yapılmış omlet, limonlu, yağsız salata.
Akşam: 1-2 kase sebze çorbası.
6.gün
Sabah: 2 dilim ekmek, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir, 5 tane maydanoz.
Öğle:1 porsiyon ızgara tavuk, yağsız, limonlu yeşil salata.
Akşam: 1-2 kase sebze çorbası
7.gün
Sabah: 1 tane haşlanmış yumurta ve 2 adet tam tahıllı ekmek, 5 adet maydanoz.
Öğle: 2 tane ceviz içi, 1 adet yeşil elma ve 1 fincan yeşil çay.
Akşam:1 porsiyon ızgara tavuk, yağsız roka salatası.

Göbek yağlarını eriten muhteşem diyet 21 gün boyunca devam edecek aralarda bazı öğünleri değiştirme hakkınız bulunmakta. Çok fazla kaçamaklara yer vermeyin. Aynı zamanda göbek yağlarını eriten muhteşem diyet tek başına yapılması çok fazla sonuç aldırmaz. Diyetle beraber bölgesel zayıflamada etkili olan egzersizlerde yapılmalı özellikle mekik çekmek karın kaslarınızı çalıştıracağı için karın bölgesindeki yağ yakımı hızlandırır. Bu süre zarfında zayıflama çaylarını elinizden düşürmemenizde fayda var. 1 çay kaşığı yeşil çay, bir tutam kiraz sapını 5 dakika kaynatıp süzüp oda sıcaklığında günde 3-5 fincan olarak tüketin. İçerisine hiçbir şekilde tatlandırıcı konulmayacak tat vermesi için içerisine ince bir dilim limon koyabilirsiniz. Sabahları erken kalkmak metabolizmayı hızlandırdığı için sabahları erken kalkıp egzersiz yapmak size ekstra kalori yakımı sağlar ve akşam yemekleri geç yenmemeli.
1 yorum

Çay Diyeti Nasıl Yapılır?



Diyet yapmak genellikler herkese çok zor gelir. Fakat kilo kontrolü bütün insanların istediği bir durumdur. Her zaman bakımlı ve fit görünebilmek için yediğimiz her şeye dikkat etmemiz gerekir. Diyet yapmak her zaman geçici bir çözümdür. Diyet tarzında bir yaşamı benimsemek durumunuzu daha da kolaydır. Hatta yağyakma için belli alışkanlıklar edinmek gerekir. Bunların başında yağeritmeye yarayan çaylar gelmektedir. Diyet sırasında tükettiğiniz çaylar da kolay kilo vermenizi sağlayacaktır. Bu nedenle çay diyeti nasıl yapılır, biraz incelemek gerekmektedir.
Çay Diyetini Nasıl Uygulayabiliriz?
Çay diyeti yapmak için ilk olarak metabolizmanıza uygun diyet çay türünüzü seçmek gerekir. Her metabolizma farklı çalışğı için farklı uygulamalar yapmak gerekir. Metabolizması yavaşolan insanlar hızlandırmak için metabolizma hızlandıran çayları tercih etmek gerekir. Hızlı yağ yakma için tercih edilecek çaylarda oldukça güzel sonuçlar verir. Çay diyeti nasıl yapılır? Şimdi bakalım;
       İlk olarak çay diyetinin tek başına size fayda sağlamayacağını söylemek gerekir. Çay diyeti yaparken mutlaka ne yediğinize de dikkat etmeniz gerekir. Örnek bir listeye bakmak gerekirse;
       Sabah kahvaltı; 1 adet haşlanmış yumurta, 1 dilim yağsız beyaz peynir, 1 dilim tuzsuz tam buğday ekmeği ve 1 bardak diyet çayı içilmesi gerekir.
       Ara öğün; 1 bardak diyet çayı ve 1 adet yeşil elma yemeniz gerekir.
       Öğle yemeği öğünü; 100 gram beyaz et bu duruma göre kırmızı et de olabilir. Tek yapmanız gereken etin ızgarada yağsız pişmesini sağlamaktır. 1 kase yağsız yoğurt ve 1 kase yeşillikleri bol olan salata tüketiniz.
       Ara öğün; 1 adet mevsim meyvesi ve bir fincan diyet çayı tüketiniz.
       Akşam yemeği; bir porsiyon çok pişmemiş sebze yemeği, 1 kase yağsız yoğurt yemeniz gerekir. Asla akşam yemeğini geç saatte yememelisiniz. Geç saatlerde metabolizma yavaşlayarak vücut dinlenmeye geçmektedir. Bu nedenle geç saatte alınan her besin kilo almanıza neden olacaktır.
Çay diyeti nasıl yapılır? Diye incelerken şimdi de bu çayın nasıl hazırlanacağına bakalım;
       Yarım parça limon
       Bir parça zencefil
       10 adet taze karanfil
       1 adet çubuk tarçın
       4 su bardağı su
       Çeyrek demet maydanoz
4 bardak suyu derin bir tencere içerisinde kaynatınız. Kaynayan suyun içerisine bu malzemeleri atarak yaklaşık bir 10 dakika demlemeye bırakınız. Yemeklerden 15 dakika önce ılık olarak içilmesi yağ yakmanızı hızlandırmaktadır. Dilerseniz bal ile tatlandırabilirsiniz. Bu çay metabolizmanızı oldukça hızlandırarak yağyakmanızı arttıracaktır. Gereksiz yağların vücuttan atılması ile birlikte kilo kaybı yaşamaya başlayacaksınız. Yemekler önce tüketilmesinin nedeni ise iştah kapatıcı olmasıdır. Çay yemeklerden önce içilerek iştahınızı kapatacak daha az yemek yemenizi sağlayacaktır.
0 yorum

Trendy Diyetler Sağlıklı mı?

Yaz tatili heyecanı yaşayanlar, düğün hazırlığı yapanlar, kışın aldığı kiloları vermek isteyenler en hızlı kilo verdiren diyet listesi arayışındalar. Ancak kilo vermek uğruna sağlığımızdan olmak da var…

Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç, özellikle kısa sürede fit görünüme kavuşmak için uygulanan diyetlerin; kansızlıktan saç dökülmesine, tansiyon düşüklüğünden adet düzensizliğine kadar pek çok ciddi soruna yol açabileceğini belirtiyor.

Sabah kibrit kutusu kadar peynir ye kilometrelerce yürü ya da koş; öğlen yağsız küçük bir salata ye saatlerce spor salonunda kal; akşam hiçbir şey yeme koşu bandında koş… Böyle bir program belki size çok kısa sürede çok kilo verdirir. Peki ya sonrası? Kilo verirken ruh ve beden sağlığının korunması gerektiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç, işin sırrının metabolizmayı hızlandıran dengeli bir beslenme programı ve bunu destekleyen bir spor planı olduğunu söylüyor. Aksi takdirde vücut olumsuz etkileniyor, hatta sağlık elden gidiyor...

Hızla Kilo Veren Vücutta Neler Oluyor?

Bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama diyetleri; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk ve kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri, kabızlık, kansızlık, ciltte kuruluk, saç dökülmesi gibi pek çok sağlık sorununa neden olabiliyor. Banu Kazanç’a göre; zayıflama ve kilo kontrolü ancak dengeli bir beslenme programı ile sürdürülebilir. Kısa sürede kilo kaybettireceği söylenen karışımlar; diüretik (idrar söktürücü), laksatif (bağırsak boşaltıcı) özellik taşıyor. Bunun sonucunda da tartı, düşük kiloları göstermesine rağmen kaybedilen, “yağ” değil, “su” oluyor. Diyeti uygulayan kişi vücudundan su ile birlikte mineralleri de kaybediyor. Örneğin kaybedilen sodyum/potasyum dengesinin bozulmasına, kalp kasının olumsuz etkilenmesine neden olur.

Düşük kalori alımı sonucunda vücudun direnci düşer, kas kaybına uğrar, yüksek protein diyetleri (Ketoz gibi) böbrek fonksiyonlarına zarar verebilir, ani şeker ve tansiyon düşmesi gibi sorunlar yaşanması ise ölümlere varan sağlık sorunlarına yol açabilir. Kişilerin bilinçsizce, kulaktan dolma bilgilerle yaptıkları diyetler veya dostlarının uyguladığı diyetleri kendilerine uygulaması sonucu; defalarca kilo alıp vermeler metabolizmayı yavaşlatıyor. Bu da verilen kilolardan daha da fazlasının alınmasına neden oluyor.

Hızlı kilo vermek fiziksel görüntüde olumsuzluklara yol açar; yüzde çöküntü, vücutta sarkma gibi... Yine gençlerin kilo kaybını ciddi olarak takıntı haline getirmeleri ise yeme bozukluğu olarak tanımlanan (Anoreksiya Nevroza veya Bulumia’ya) ciddi psikolojik sorunlara yol açıyor. Ayrıca aşırı kilolu insanların yeterli karbonhidrat, protein, yağ vitamin ve minerallerden yoksun, düşük kalori beslenme eşliğinde, ağır egzersizler yapmaları ise sağlık adına çok ciddi riskler içeriyor. Banu Kazanç, özellikle ailesinde kalple ilgili şikayetleri olanların, bu tür risklere girmelerini hiç doğru bulmuyor.

Banu Kazanç, hızlı ve kolay kilo vermenin bir yolu olmadığını, ancak kişiye uygun bir beslenme programının profesyonel bir yardımla düzenlenmesi ile kilo vermenin mümkün olduğunu belirtiyor. Bunu için de öncelikle kiloya neden olan arka plandaki sağlık sorununu veya ilaç kullanımıyla ilişkili problemi anlayıp çözmek gerekiyor. Bu durum dikkate alınmadan bazı geçici başarılar sağlansa bile etkili ve kalıcı sonuçlar hiç bir zaman elde edilemiyor. Kilo vermek bir süreçtir, zaman ister, emek ister, sabır ister, disiplin ve kararlılık gerektirir. Bir iki kilo fazlası olanlar değil ama çok kilolu olanlar bunu göze almalı…

0 yorum

Ev Hanımlarının İstenmeyen Misafiri!

Obezite, genel olarak dünyadaki gelişmiş toplumlarda erkeklerde, gelişmekte olan toplumlarda ise kadınlarda daha sık görülüyor. Türk kadınlarında obezite sıklığı yüzde 33 iken, erkeklerde bu oran yüzde 13 civarında. 

Bu farklılığa, eğitim, gelir düzeyi, sosyal durum, doğum sayısı, diyabet gibi faktörler etki ediyor, ancak özellikle ev hanımlarının çalışan hemcinslerine oranla kilo alma risklerinin daha fazla olduğu gözleniyor.
KadıköyŞifa Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Rabia Yurdagül, ev hanımlarının obeziteden nasıl korunabileceklerini anlatıyor ve sağlıklı beslenme önerileri sunuyor.

Ev Hanımları Neden Kilo Alır?

• Mutfakta geçirilen sürenin uzun olması ve bu esnada yapılan sık atıştırmalar,
• Her gün yapılan beş çaylarında tüketilen yüksek yağ ve şeker içeren kek, pasta, börek ve diğer hamur işleri,
• Kabul günlerinde hanımların sanki birbirleriyle yarışırcasına hazırladıkları çok çeşitli ve bol kalorili besinler,
• Gelişen teknoloji ile birlikte ev işlerinin büyük çoğunluğunun makineler aracılığı ile gerçekleştirilmesi,
• Fiziksel aktivitenin yetersizliği.

Yapılan bir araştırmada beslenme ve egzersiz bilinç düzeyinin yetersiz olması, fiziksel aktivite olanaklarının kısıtlı olması ve eğitim, sosyoekonomik durum gibi faktörlere bağlı olarak obezitenin ev hanımlarında yüzde 31 oranında görüldüğü saptanmıştır. Obezitenin daha çok görülmesi hipertansiyon, kan yağlarında artış, şeker hastalığında artış ve kalp hastalıklarında artış gibi problemleri de beraberinde getirdiği için toplum sağlığının korunmasında oldukça önemli bir yere sahip olan yeterli ve dengeli beslenme konusunda ev hanımlarının muhakkak bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

Beslenme Önerileri

• Kabul günleri kilo almak için büyük etkendir. Böyle günlerde sanki kadınlar arasında bir rekabet oluşur ve bir yemek hazırlama yarışına girilir. Oysaki daha az kalorili ve daha lezzetli menüler hazırlamak mümkündür. Ağır hamur tatlıları yerine dondurma, az şekerli sütlü tatlılar ve meyve tatlılarını, pasta ve kızartmalar yerine az yağ ile hazırlanmış börek ve poğaçaları, taze meyve ve mayonezli ve bol yağlı salatalar yerine bol yeşillikli vitamin deposu salataları, taze meyveleri, şekerli ve asitli içecekler yerine ayran, taze sıkılmış meyve sularını ve bitki çaylarını tercih etmek hem alınan fazladan kalorileri azaltır hem de sağlığa olumlu katkı sağlar.

• Yemek yeme hızı çok önemlidir. Yemekleri yavaş yemek, iyi çiğnemek, küçük lokmalar halinde yemek hem sindirime yardımcı olup gaz ve hazımsızlığı önler hem de tokluğun daha kısa sürede oluşmasına yardım eder.

• Yemek hazırlama ve pişirme esnasında doğru yöntemlerin kullanılması alınacak gereksiz kalorileri önleyecektir. Örneğin etli yemeklere ekstra yağ ilavesine gerek yoktur, sebze ve zeytinyağlılara eklenen yağ miktarı azaltılıp, baharatlarla yemekler lezzetlendirilebilir. Et ve ürünlerinde yağsız olanlar, süt ve ürünlerinde ise yağsız veya yarım yağlı olanlar tercih edilebilir.

• Yemek servisinin uygun porsiyonlarla yapılması hem yiyecek israfını önler, hem de kalan yemekleri bitirme gayretiyle gereğinden fazla besin tüketimi ile fazladan alınan enerjiyi azaltır.

• Yapılan fiziksel aktivite miktarı artırılmalıdır. Haftanın en az 3 günü düzenli olarak 30- 45 süre ile dakika yürüyüş, yüzme gibi egzersizler yapılarak hem kilo verilmesi sağlanır hem de kilo alımları engellenir. Egzersiz fazladan enerji alımını kısıtlayacağı gibi, sağlığı geliştirmeye de yardımcıdır.

2 yorum

Obezitede tek suçlu ekmek değildir

Ekmeğin yararları ve bilinçli ekmek tüketimi konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla düzenlenen “Ekmeğe İade-i İtibar” panelinde konuşan Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, obezitenin tek suçlusunun ekmek olmadığını söyledi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı M. Mehdi Eker’in katılımı ile düzenlenen “Diyette Sağlıklı Ekmek Yemek Gerek” konulu Ekmeğe İade-i İtibar panelinde söz alan Koçak, “Türkiye, dünyanın en çok ekmek tüketen ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bu kadar yoğun tüketimin olduğu bir besinin üretim şartları ve ana hammadde olan unun kalitesi büyük önem taşıyor. Böyle bir durumda odaklanılması gereken, en doğru ekmeğin halka ulaştırılmasıdır. Toplumun temel besini, sofralarımızın nimeti ekmeği bu şekilde suçlamak ve halkın kafasını karıştırmak obezitenin çözümü olamaz” diye konuştu.

Karbonhidratı ve özellikle ekmeği yasaklayan protein ağırlıklı diyetlerin her zaman ilgi çekici olduğuna değinen Koçak, “Dönem dönem farklı isimlerle ortaya çıkan bu diyetlerin temeli hep aynıdır. Hızlı kilo kaybı ilk başlarda yüz güldürücüdür ancak daha sonra çok hızlı kilo alınması tesadüf değildir. Karbonhidrat içermeyen yüksek proteinli diyetlerin sonucunda yüksek kolesterol, ürik asit yüksekliği, hiperlipidemi, safra kesesi ve böbrek ile karaciğer problemleri sık karşılaşılan sorunlardır. Üstelik bu şekilde giden kiloların yeniden geri gelmesi bireyi daha da mutsuz eder ve metabolizmadaki yavaşlamayı geri döndürmek çok daha zordur” dedi.

“Hızlı kilo vermek çözüm değil”

Obezitenin çözümünün hızlı kilo vermek olmadığını belirten Koçak, “Diyetlerin başarısı da hangi sürede kaç kilo verildiği değildir. Asıl başarı, bireyin sağlığını bozmadan yaşam biçimine en uygun şekilde geleneksel alışkanlıklarını da içeren ve ömür boyu uygulanacak beslenme modelini keşfedebilmektir. Diyeti kilo verme yarışı olarak görmek, 2-3 ay ekmek ve karbonhidratsız yaşamak bazı bireyler için kamp hayatı gibi katlanılabilir bir durum olsa da, bu kampın bitimi maalesef hüsran ile sonuçlanmaktadır. Üstelik anne babalar bunun doğru bir beslenme modeli olduğunu düşünerek çocuklarına da bu tarz beslenme uyguladıklarında büyüme geriliği karşımıza çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Kaliteli ekmeğe ihtiyaç var”

Hiçbir hastalık gelişiminde veya sağlıklı yaşam için tedavide bir besinin mucize veya tek suçlu gibi etiketlenmesinin doğru olmadığının altını çizen Koçak, “Önemli olan dengeli ve doğru karbonhidrat, yeterli protein ve ihtiyaç ölçüsünde yağ içeren bir beslenme tipini benimsemektir. Tüm dünya Akdeniz diyetini en sağlıklı diyet olarak kabul etmiştir ve bu diyetin temeli tahıllardır. Kaliteli ve tam undan hijyenik koşullarda hazırlanmış ekmeklere ihtiyacımız var. Yenilenen ekmek tebliğine göre buğday tanesi eskiden kepek ve ruşeym ayrılarak un haline geliyor ve fırınlara bu şekilde gidiyordu. Şimdi bu faydalı kısımların daha fazla içinde kalacak şekilde iyileştirme yapılması sevindirici ama biz çok daha iyi bir ekmek istiyoruz. Son gelişmeler tam buğday ekmeğine geçiş için önemli bir adım ama devamı mutlaka gelmeli” diye konuştu.

Günlük karbonhidrat ihtiyacının yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivite durumuna göre değişmekle birlikte, günlük enerjinin yüzde 55-65’lik kısmını içermesi gerektiğini söyleyen Koçak, “Buna göre günlük en az 4-5 dilim ekmek, tercihen tam buğdaylı veya çavdarlı tüketilebilir. Tam buğday ekmeği vitamin, mineral ve lif içermesi açısından kıymetli bir besindir; uzun süre tok tutar; çiğneme süresi uzun olduğu için doygunluk hissine katkıda bulunur; glisemik indeksi düşük olduğu için kan şekerini de hızlı yükseltmez” dedi.

0 yorum

1 Haftada Göbek Eritme Yontemleri

Kadınların ve erkeklerin en çok muzdarip olduğu konulardan bir tanesi göbek bölgesinde meydana gelen yağlanmalardır. Bu yağlanmalar nedeni ile bireyler rahat bir biçimde hareket edememektedirler. Erkekler bu konuyu çok fazla kafalarına takmasalar da kadınlar için durum böyle değildir. Kadınlar kıyafetlerden çıkan fazlalıklar ile çok fazla mücadele etmektedir. Düzgün ve fit bir görünüme sahip olmak isteyen hiç bir kadının göbeğe tahammülü yoktur. Söz konusu olan şey fiziksel güzellikten çok daha ötedir. Bu konu sağlık ile doğrudan doğruya ilgisi olan bir durumdur. Vücut sağlığını direkt olarak etkileyen göbek yağlanması kalp krizini bile tetikleyen bir etmen haline dönüşebilmektedir. 1 haftada göbek eritme yöntemleri bütün bireyler tarafından uygulanmalı ve sağlıklı günlere geri dönüş yaşanmalıdır. Bu durum göbek çevresi yağlanması olarak bilinsede durumun asıl açıklaması bel çevresi yağlanmasıdır.

Göbek Çevresinde Oluşan Yağlanmaların Nedenleri Nelerdir?
Göbek çevresinde meydana gelen yağlanmalar birçok şeyin habercisi olabilmektedir. Göbek çevresi yağlanması belki de vücudunuzun size gönderdiği uyarı sinyallerinden bir tanesidir. Peki, göbek yağlanmasının asıl nedeni nedir? Hangi besinler veya hangi durumlar göbek yağlanmasını tetikler?
  • Kandaki insülin miktarının dengesizliği
  • Yüksek şeker oranına sahip besinlerin alımı
  • Hareketsizlik
Göbek Yağlarından Kurtulmak İçin Hangi Besinler Tüketilmelidir?
Göbek bölgesinde meydana gelen yağlanmaların ortadan kalkması için bazı yiyeceklerin aktif bir biçimde tüketilmesi gerekmektedir. 1 haftada göbek eritme yöntemleri içerisinde önemli bir yere sahip olan bir yöntem de besinlerle bu yağlardan kurtulmaktır. Sonuç olarak bu yağlanmanın baş mimarı besinler ise, durumu çözecek olan kilit aktör de besinler olmalıdır. Hangi besinler sık bir biçimde tüketilmelidir. Bu besinlerin listesi şu şekilde sıralanmaktadır;
  • Avakado
  • Ceviz
  • Zeytin yağı
  • Zeytin
  • Çekirdek
  • Bitter çikolata 
Bu besinlerin sık bir biçimde kullanılması göbek bölgesindeki yağların azalması için gerekli olan adımlardan bir tanesidir. tekli yağlar olarak bilinen bu besinler doymamış yağların ortaya çıkardığı göbek yağlarınızı mümkün olan en kısa sürede yok etmeye çalışacaktır. 1 haftada göbek eritme yöntemleri uygulanıyorsa mutlaka yenilen besinlere de çok dikkat edilmesi gerekmektedir.

Hangi Egzersizler Göbek Yağlarından Kurtulmaya Yardımcı Olur?
Kilo verme aşamasında en olmazsa olmaz parçalardan bir tanesi hiç kuşkusuz ki egzersizlerdir. Göbek çevresinde bulunan yağlardan da kurtulmak için egzersizin ihmal edilmemesi gerekmektedir. Yapılabilecek egzersizler ise kısaca şöyledir;

  • Öncelikle yere uzanmanız gerekmektedir. Ayaklarınızı düz bir biçimde yukarı uzattıktan sonra üst vücudunuzu yere sabitlemeniz gerekmektedir. Bunun ardından yukarı kaldırdığınız bacaklarınızı sağa ve sola hareket ettirmeniz yeterli olacaktır.
  • Halk arasında mekik olarak bilinen bu hareket 1 haftada göbek eritme yöntemleri arasında olmazsa olmazlardan bir tanesidir. Dizlerinizi düz veya yarım dik bir biçimde yere sabitledikten sonra üst vücudunuz aşağı ve yukarı istikametinde hareket ettirmeniz gerekmektedir. 
0 yorum

Dr.mehmet öz diyet listesi 6 haftada 9 kilo

Doğal ve oldukça sağlıklı olması ile göze çarpan, özellikle kalp hastalıklarına, diyabete ve kansere de iyi geldiği belirtilen diyetin tarifine geçelim.

DR.MEHMET ÖZ'ÜN ÖNERDİĞİ DİYET LİSTESİ
Dr. Mehmet Öz'ün "Hayatı kilo vermesine bağlı olan hastalarımı Dr. “Joel Fuhrman'a yönlendiriyorum” dediği ünlü diyetisyen Joel Fuhrman, ABD'de best-seller olan kitabı Yaşamak İçin Ye'de 6 haftada 9 kilo verdirmeyi iddia ve garanti ediyor.Ünlü ABD'li Doktor Joel Fuhrman, "Yaşamak İçin Ye" adlı kitabında hem kalp, tansiyon, şeker ve kanserle savaşan hem de 6 haftada 9 kilo verdiren diyet programını açıklıyor.

Bugün'ün haberine göre, çeşitli hastalıkları beslenme ve doğal yöntemlerle iyileştirme uzmanı olan Amerikalı doktor Joel Fuhrman, aşırı beslenmenin kalp, tansiyon, diyabet, kanser dahil pek çok hastalığa neden olduğunu vurgularken,sağlıklı beslenme ve fazla kilolarından kurtulmak isteyenlere altı haftada en az 9 kilo zayıflamayı sağlayan beslenme programı öneriyor.

SAMANDAN EV MİSALİ
Uzun ömrün formülünü besinler ve lifler açısından zengin bir diyet olarak gösteren Fuhrman, sağlık için çok önemli olan lifin, meyve, sebze ve baklagil gibi bitkisel yiyeceklerle ve bol miktarda alınmasını tavsiye ediyor. Joel Fuhrman, aşırı beslendiğimiz halde yetersiz beslendiğimizi, yiyecekleri sonradan besinlerle zengilenleştirmenin ise yetersizliğe çare olmadığını belirterek, "Bu samandan ev yapmaya benzer" diyor. Fuhrman, ekmek, makarna, pasta gibi karbonhidrat yönünden zengin besinlerin çok az tüketilmesinin, tatlı ihtiyacının meyvelerden karşılanmasının ve hayvansal besinler yerine de yeşil sebze yenmesinin önemine işaret ediyor.

280 gram brokolideki 100 kaloriye karşın, 28 gram hayvansal besinde 100 kalori olduğuna dikkat çeken Fuhrman, altı haftalık program sonucunda fazla kiloların yanısıra kandaki yağ oranlarının düşeceğini, baş ağrısı, gastrit, kabızlık, sindirim güçlüğü ve burun kanaması gibi birçok semptomun yok olacağını belirtiyor.

BAKLAGİL MUCİZESİ
Çalı fasulyesi, brokoli, enginar, kuşkonmaz, kabak, yeşil-kırmızı lahana, brüksel lahanası, bamya, pazı, şalgam, pancar, ıspanak, karnıbahar, patlıcan, biber kullanarak sebzelerde çeşitliliği sağlayın" uyarısı yapan Dr. Joel Fuhrman "Nohut, kuru fasulye, barbunya, mercimek, soya fasulyesi, börülce... Baklagiller, dünyanın en mükemmel yiyeceklerinden. Kan şekerini sabitler, tatlı arzusunu köreltir ve akşam üstü acıkmaların engeller" diyor ve ekliyor: Altı haftalık programda günde en az bir su bardağı dolusu yiyin. Günde en az dört meyve tüketin."

SINIRSIZ YİYECEKLER
Fuhrman salata dahil bütün çiğ sebzelerden günde yarım kilo yenebileceğini belirtiyor... Bu, bir göbek salatanın, mevsim salatasının ya da kıvırcık salatanın tamamına denk geliyor. Bezelye, tatlı kırmızı biber, domates, salatalık... Yarım kiloluk bu yiyeceklerle alınacak kalori miktarı 100'den az. Ne kadar yerseniz o kadar kilo verirsiniz kuralı, sebzeler için de geçerli. Hedef yine yarım kilo. Fuhrman "Bu sebzeleri yerken porsiyon çok büyük olmalı" diyor.Süt ve hayvansal ürünler, meyve suyu, kurutulmuş meyve. 310 sayfalık kitap 10 bölümden oluşuyor.

YASAKLAR SINIRLI YİYECEKLER
Günde en fazla bir porsiyon pişmiş nişastalı sebze ya da tam tahıllar (Mısır, patates, pirinç, pişmiş havuç, ekmek, kahvaltılık gevrekler).
Çiğ kuru yemişler ve tohumlar (günde maksimum 30 gram).
Avakado (günde maksimum 60 gram). Ketentohumu (günde 1 yemek kaşığı)

2 yorum

Botoks zararlı mı degil mi

Yüzdeki kırışıklıkların engellenmesi için yapılan botoks ve dolgu uygulamalarının risk taşıdığına ilişkin haberlere ilişkin olarak, “geçici etkiye sahip botoksla ilgili yıllar sonra rastlanılan bir olumsuzluğun veya zararın bilimsel olarak ortaya konulmadığını” ifade etti.

Dernek, son günlerde bazı basın yayın organlarında yer alan botoks ve dolgu maddeleri hakkında çıkan haberler üzerine yazılı açıklama yaptı.

Haberlerin, Times gazetesinden tercüme edilerek yapıldığı belirtilen açıklamada, “Ülkemizde çıkan haber, farklı tercümelerle ifade edildiği için kamuoyu ve hastalar açısından yanlış algılamalara yol açmaktadır” görüşü savunuldu. Botoksun, yıllardır hem tedavi hem de estetik amaçla tıpta kullanıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Botoks, geçici etkiye sahiptir, bugüne kadar uygulamalarla ilgili yıllar sonra rastlanılan bir olumsuzluk veya zarar bilimsel olarak ortaya konulmamıştır. Uzman uygulamalarıyla güvenle kullanılabilir. Kalıcı dolgu maddelerinin kullanımı, yıllar öncesinden terk edilmiştir. Kalıcı dolgu maddelerinin kontrolü güç olduğu kadar uzun sürelerde çeşitli problemler içermektedir ve tümüyle geriye alınmaları mümkün değildir. Orijinal yazıda bahsedilen sorunlar bu maddeleri içermektedir. Derneğimiz de bu maddelerin kullanılmasını önermemektedir. Güvenilirliği bilinen, bilimsel çalışmalarla kullanımı ispatlanmış geçici dolgu maddeleri güvenle Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanları tarafından kullanılmaktadır.”


Kullanılan ilaçlar kadar bunları kimin uygulandığının önemine işaret edilen açıklamada, “Hastalar, yüze yapılan tüm uygulamaların birer ciddi tıbbi işlem olduğunu unutmamalı, plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları ve dermatoloji uzmanlarına güvenmelidir. Hastaların, bu branşlar dışında uygulama yaptırmamaları, oluşabilecek sorunların veya olumsuzlukların önüne geçilmesi için en önemli basamaktır” ifadelerine yer verildi.

"BOTOKS ENFEKSİYONA SEBEP OLUYOR"
Haberde görüşlerine yer verilen Plastik cerrahi uzmanı Barry Jones'un “Kalıcı dolgular uzun vadede vücuda zarar veriyor. Enfeksiyonlara sebep oluyor ve kişiyi rahatsız ediyor. Eğer bu dolguları çıkartmak için bıçak altına yatarsanız durumu iyileştiremezsiniz. Aksine, sağlığınızı daha da kötüleştirirsiniz. Bu soruna ne yazık ki henüz bir cevap yok” şeklindeki açıklamasına da yer veriliyor

Kaynak: Hüriyet.com

0 yorum

Cingıl Bellz Cingıl Bellz: Yılbaşı Gecesi Ne Yemeli Ne İçmeli?


Yılbaşı, adı üstünde asıl eğlence 12'den sonra başlıyor. Yani uyku düzeni, sindirim alt üst oluyor. Şimdi gelelim yılbaşı gecesini en hafifi şekilde nasıl atlatırız'a...



Sabah kalkma zorunluluğu olmayanlara fazla erken kalkmamalarını öneririm. Unutmayın gece genç, uyku size daha çok lazım olacak:) Enerjiinizi depolayabildiğiniz kadar depolayın.

Güne sıkı bir kahvaltıdan önce 1 bardak oda sıcaklığında suya 3-4 damla limon damlatıp içerek başlayın. Bunun sırrını çoğunuz biliyorsunuzdur artık, önceki günden kalanların bağırsaklarınızdan atılmasını kolaylaştıracak. Yani vücudunuzun kontak anahtarını çeviriyorsunuz bir nevi ona su vererek:)

Kahvaltıda hamur işi, krep gibi ağır şeyler tüketmeyin. Nasıl olsa bütün gece bunlar çeşit çeşit olacak masanızda. O nedenle kahvaltıda mutlaka 1 bardak süt tüketin. Yumurta, peynir zeytin ve yeşilliği de ihmal etmeyin. 2 dilim ekmek tüketebilirsiniz, beyaz siyah sizin tercihinize kalmış ama 2'nin üzerine çıkmayın derim.

Kahvaltının üzerine mutlaka 1 bardak yeşil çay ile takviye yapın. Ayrıca gün içinde içeceğiniz 2 litre su, hem sindiriminizi kolaylaştıracak, akşam alkol tüketeceğiniz için çok su kaybedeceksiniz, o nedenle bunu yerine koymaya şimdiden başlamak lazım değil mi? Cildinizi gerginleştirmesi de cabası! Unutmayın dünyanın en usta ellerine bile makyajınızı yaptırsanız, altında güzel bir cilt yatmıyorsa ne fayda! Işıl ışıl parlamak istiyorsanız kendinizi su-yeşil çay ikilisine bırakın derim.

Hazırlanmak için daha çok vaktiniz var, kahvaltıdan 1-2 saat sonra 1 saatlik tempolu bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.     Veyahut yüzme, fitness yine aynı şekilde yardımcı olacaktır. Hem de akşam ayakta uzun saatler geçirebilme ihtimalinizi göz önünde bulundurun, vücudunuzu harekete hazırlayın.

Öğle yemeğinde fazla kaçırmayın ölçüyü. Akşama mideniz dolu olmasın ki özenle yapılmış yemeklerden tadabilin. 1 kase çorba, ki kış aylarında en ideali, yanında 1 tabak salatayı bol limonla/sirkeyle tatlandırarak tüketebilirsiniz. Ekmeksiz yemeye çalışın mümkün olduğunca ki fazla doygunluk hissetmeyin.

Yavaş yavaş hazırlıklar başlıyor! Akşam üzeri saat 16.0-17.00 gibi hazırlanırken bir taraftan bir adet yeşil elma yiyebilirsiniz. Hem midenizi alkole hazır tutar, hem de yemekler nerde kaldıı yahuuu diye gözünüzün dönmesini engeller:)

Eveet! Şimdi geldik yılbaşı yemeğine. Önünüzde birbirinden güzel mezeler, içkiler, en güzeli de birçoğunuzun masasında hindi var. Bu gece yemek yerken aklınızda şu olsun; 'sanki daha önce hiç yemedim'. Evet. Örneğin patates kızartması yiyorsunuz, hayatınızda ilk defa yiyormuş gibi davranıp küpüne girmenize gerek yok. Daha önce kaç türlüsünü yediniz çünkü. Bilmediğiniz şey değil. Sadece ev sahibine fikir beyan etmek adına tadına bakmanız sizin için faydalı olacaktır. 

Gelelim en önemli meseleye, alkole. Yılbaşı gecesi de içmeyeceksek ne zaman içeceğiz? dediğinizi duyar gibiyim. Keyfiniz öyle istiyorsa, elbette alkol tüketeceksiniz. Sonuçta yılbaşı senede 1 gün geliyor. Onda da kendimize katı kurallar koymaya gerek yok. Çünkü büyük bir çoğumuz o geceyi midemize zehir edip ertesi gün hepten beter koyveriyoruz. Yılbaşı gecemiz de elimizden uçup gidiyor.  Öncelikle, eğer seviyorsanız, şarap öneririm.  Faydalı olan tek içki çünkü. İki kadeh keyif yapayım hem de fayda sağlayayım diyorsanız kırmızı şarap ideal! 

Gençler genelde bira/votka/tekila tercih ediyor. Hatta birçoğu eve gidince kokmayayım diye votkadan vazgeçemiyor:) Votka tüketecekseniz eğer, limonla, portakalla, vişneyle yani meyve sularıyla tercih edin mümkünse. Votka-enerjiye hayır! Enerji içecekleri yapay, ne idüğü belirsiz kafein bombaları çünkü. Hiç gerek yok.

Biranın da ne denli kalorili olduğunuz biliyoruz ama bir gecelik bunu düşünmeyin eğer çok seviyorsanız. Ama yine de 4-5 taneden fazla içmeyin derim. Bir de sızma riski var üstelik:)

Sigara tüketimine gelince... Eğer içiyorsanız, üstüste tüketimlerden kaçının. Peşpeşe en fazla 2 adet içmelisiniz. Fazlası, akut nikotin zehirlenmesine kadar gidiyor. 

Uzun lafın kısası, gecenizi berbat etmek istemiyorsanız hiçbir şeyin ölçüsünü kaçırmayın. Unutmayın yılbaşının amacı yemek yemek değil, hep birlikte olmak, dilekler dilemek, yeni yılı ailemizle karşılamak:)



Sağlık Sayfam hepinize şimdiden güzel bir 2015 diler, mutlu kalın, sağlıklı kalın! :)
0 yorum

Sonbahar detoks zamanıdır

Yaz mevsiminin son günlerini yaşadığımız bu günlerde yaz döneminde alınan toksik maddelerin de atımı için en uygun süreç. Tüketilen alkol, yenilen karbonhidratlı besinler, kızartma, şarküteri ürünleri ve yağlı tuzlu besinler vücudunuzda toksik madde miktarını da artıracaktır. 

Bu durum sizde sonbahar yorgunluğu, halsizlik, uyku problemleri, şişkinlik, sinirlilik, konsantrasyon problemleri yaşatabilir.

Peki önlemek için daha çok hangi besinleri tüketelim;

Güne ılık limonlu su ile başlayın
Su sindirim sisteminin çalışmasına destek olur eğer mide veya tansiyon sorununuz yoksa limonlu su ile toksik maddelerini atımını hızlandırmış olacaksınız.

Sebzelerin en yeşilini tüketin
Yeşil sebzeler içeriğindeki klorofilden dolayı kan dolaşımındaki oksijen kapasitesini artırıyor. Yeşil sebzeler enflamasyonu azaltıyor yani ödem atıcı özellikleri var. Ayrıca lif, C vitamini, demir, folik asit içerikleri de oldukça zengin.


Balık tüketiminizi artırın
Kırmızı et, sakatat, şarküteri ürünlerinden bir süre uzak durup daha çok balık ve tavuk yemeğe çalışın. Balık içeriğindeki omega-3 sayesinde sonbaharda bağışıklık sisteminizi de güçlendirecek.

Alkol, çay ve kafein içeren içeceklerden uzak durun
Vücuttaki toksik madde miktarını artırdıkları için bir süre içmemenizde fayda var. Yerine yeşil çay, ısırgan, ıhlamur desteği almanızı öneririm. Diyetisyen Özlem Sert Aydın

Beyaz un yerine tahıllı, kepekli unlu besinler tercih edin
Detoks süresince lif tüketiminizin yüksek olması önemli. Tahıllı, kepekli unla yapılmış ekmek lif ihtiyacımızın bir kısmını karşılayacaktır, ayrıca daha az işlem gördüğü için en sağlıklı ekmek çeşididir.

Konserve, salamura ürünleri tüketmeyin
İçeriğindeki yüksek orandaki tuz ve besin değerini kaybetmesinden dolayı bu dönemde konserve ve salamura besinlerden uzak durun, herşeyin tazesini tercih edin.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın

0 yorum

En fazla yapılan diyet hataları

Bireyin zayıflamaya karar verdikten sonra bazı kurallara dikkat etmesi gerekir, peki bu kurallar neler?
Şişmanlık; vücut ağırlığının istenilenden fazla olmasıdır.
Vücut ağırlığını, gıdalarla alınan enerji ile harcanan enerjinin birbirine eşit olmasıyla dengede tutabiliriz. Eğer alınan enerji harcanan enerjiden fazla ise vücutta fazla miktarda yağ depolanır ve bu da şişmanlığa neden olur.
Şişmanlığa; çok yemek yeme, fiziksel aktivitenin az olması, psikolojik bozukluklar, metabolik ve hormonel bozukluklar sebep olabilir. Bunlar arasındaki en büyük etmen de çok fazla yemek yemektir. Zayıflamak için kişinin harcadığı enerjinin, aldığı enerjiden daha çok olmasına dikkat etmeli ve fiziksel aktivitesini artırmalıdır.
Bireyin zayıflamaya karar verdikten sonra bazı kurallara dikkat etmesi gerekir;

• İlk etapta birey, diyette başarılı olmak istiyorsa beyin olarak diyete hazır olup olmadığını düşünmesi gerekir. Eğer kişi buna hazır değilse diyeti tam olarak uygulayamayacak, kaçamaklar yapacak ve başarısızlığa uğrayacaktır. Başarısız oldukça da umutsuzluğa düşecektir.

• Bireyin hedeflerini, yani kaç kilo vereceğini ve bu kiloyu ne kadar sürede verebileceğinin belirlenmesi gerekir. Kişi hiçbir zaman kısa sürede kilo kaybetmeyi planlamamalı, bu şekilde uygulanan diyetlerle belki hedeflere ulaşabilir. Fakat daha sonra koruma safhasına geçildiğinde başarılı olunamaz. Hatta birey diyet yapmaya başladığı kilonun da üzerine çıkabilir.

• Standart diyet yoktur, her diyet kişiye özel olmalıdır. Bir diyet uzmanı tarafından, o kişinin beslenme alışkanlıklarına, yaşına,cinsiyetine, iş koşullarına, bazal metabolizma hızına ve sağlık problemlerine (yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet ) uygun diyet programı belirlenmelidir. Herkesin aynı diyeti yapması söz konusu olamaz.
 Her bireyin kişisel özellikleri farklı olacağından diyete vereceği cevap da farklı olacaktır. Kimi sağlıklı bir şekilde kilo verirken diğer bir kişi hiç kilo veremediği gibi metabolizmasına uygun olmadığı için birçok, geri dönüşü zor sağlık problemleri ile karşılaşabilir.

• Diyette öğünler, azar azar ve sık tüketilecek şekilde düzenlenmeli, öğün atlanılmamalıdır. Genelde diyet yapan bireyler tüm gün boyunca aç kalıp, metabolizmalarını zayıflatırlar ve metabolizmanın en zor çalıştığı akşam saatlerinde çok daha fazla yemek tüketirler, buna paralel olarak hızlı bir şekilde kilo alırlar. Akşam yemekleri en geç yatmadan 4 saat önce yenilmelidir.

• Diyetler genelde 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde düzenlenir. Fakat ana öğünler kadar önemli olan ara öğünler her zaman ihmal edilir ve atlanılır. Kan şekeri, kişi öğününü tükettikten 2-2,5 saat sonra yavaş yavaş düşmeye başlar ve böylece açlık hissi doğar. Buradaki ara öğünlerin amacı da kan şekerinin düşmesini ve açlık duyulmasını engellemektir. Bu nedenle de ara öğünlere gereken önem verilmeli.

• Diyet içersinde, her besin grubunda bulunan besinler dengeli bir şekilde dağıtılmak koşulu ile bulunmalıdır. Tek tip besinlerle yapılan diyetlerin çoğu en başta kilo kaybetmeyi sağlamakta fakat başlangıçtaki hızlı kilo kaybından sonra eskisinden daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır.

• Diyet sırasında en az 2 – 2,5 litre su içilmelidir. Herhangi bir sağlık problemi yok ise, bu miktarın üzerinde içilen su böbrekleri gereksiz yere çalıştıracaktır. Sular yemeklerden önce içilmeli yemek arası veya yemekten hemen sonra içilmemelidir.

• Diyet sırasında koşullar el verdiği sürece spor yapmalıyız. Ne yazık ki günümüz şartlarında spora pek vaktimiz kalmıyor. Bu nedenle günlük hayatta mümkün olduğunca hareketli olalım. Mesela yürüyen merdivenler ve asansörler yerine merdivenleri, çok yakın mesafelerde yürümeyi tercih edelim.
 Genelde beyaz ekmek tüketenler diyet sırasında kalorisi azalacağı düşüncesi ile ekmeği kızartırlar. Fakat bu şekilde sadece ekmekte su kaybı olurken, kalorisinde hiç bir değişiklik olmamaktadır. Aynı zamanda bu uygulamayla protein kaybı da söz konusudur.

• Yine aynı şekilde sabahları aç karnına içilen sıcak su veya limonlu su gibi içeceklerinde vücuttaki yağları erittiği düşülür. Bunların vücuttaki yağları eritmek gibi fonksiyonları yoktur ama aç karnına içilen bu içecekler bağırsakları harekete geçirir ve kabızlığı ortadan kaldırır.

• Meyve ve sebzelere diyette çok daha fazla önem verilmelidir. Bu besinler vitamin ve mineral açısından oldukça zenginlerdir. Aynı zamanda posa içeriği yüksektir. Posa içeriğinin yüksek oluşu kişide kabızlık problemi varsa onun tedavisine yardımcı olurken bir çok sağlık probleminin de tedavisine yardımcı olacaktır.

• Kepekli ekmek, kurubaklagiller ( kuru fasulye , nohut , mercimek ) ,meyve ve sebzeler posa oranı yüksek bir besinlerdir. Beyaz ekmek yerine tercih edilmesi birçok avantaj doğurur. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde, kan şekerinin ve kan yağlarının dengelenmesinde, midede şişerek tokluk hissinin artmasında etkilidir. Aynı zamanda kalori değeri daha düşüktür.

• Kalorisi düşük olduğu için içeriğinde tatlandırıcı bulunan ürünler diyet süresince fazlasıyla tercih edilir. Fakat bunlar zayıflama diyetlerine yönelik ürünler değillerdir. Bu ürünler (reçeller, çikolatalar, baklavalar... vb. ) diyabet (şeker) hastalığı olan insanlara yönelik geliştirilmiş ürünlerdir.

• Yapılan hatalardan biri de zayıflama dönemi bittikten sonraki beslenme dönemdir. Genelde kilonun korunması gereken bu dönemde, diyete başlamadan önceki, şişmanlamaya neden olan kötü beslenme alışkanlıklarına geri dönüş yapılır.
Burada yapılması gereken, sağlıklı beslenme alışkanlığının bir yaşam tarzı haline getirilmesi ve diyet süresince belirlenen ilkelerin bu dönemde de benimsenmesidir. Bu beslenme alışkanlıklarını benimsenmesinin yanında bazı davranış değişiklikleri de yapmak gerekir.

Örneğin;
• Alışverişe giderken liste yapıp onun dışına çıkmamak, her zaman tok karnına alış veriş yapmak,
• Tabağı çok doldurmamak,
• Yemek yerken yiyecekleri çok çiğnemek ve gereksiz yere masa başında vakit geçirmemek,
• Fast-food türü besinlere, hamur işlerine ve tatlılara ağırlık verilmemek, gibi örnekleri geniş tutmak mümkündür.

Deniz Şafak Akçayoğlu
Beslenme ve Diyet Uzmanı


0 yorum

Obezite tipleri degisti mi

Her geçen gün artan bu obezite salgını, bizim de bu durum karşısında bir şeyler yapmamız gerektiğinin bir göstergesidir. Ya da hiç önemsemeyip bu hastalığın oranını artırmaya katkıda bulunmak mı istersiniz? Cevabınız hayır ise Özel Ethica İncirli Hastanesinden Uzm. Dyt. Fatma Yiğitoğlu obezite ile mücadele de nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini anlattı.
        
Ülkemizde son yapılan çalışmalarda obezite oranı kadında %43 iken, erkekte % 21 olduğu görülmüştür. Karın (abdominal) tipi yağlanmada görülen obezite oranı %34’ e kadar çıkmaktadır. Karın tipi yağlanmanın getirdiği en büyük problem metabolik sendromdur. Obezitenin artmasıyla birlikte metabolik sendromun artışında ciddi artışlar görülmektedir.   
       
Karın Tipi Yağlanmanın Getirdiği Hastalıklar 
Sağlık açısından daha tehlikeli olan karın tipi şişmanlığın (abdominal obezite) getirdiği ciddi sağlık problemi olan metabolik sendromun bileşenleri hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı), insülin direnci, dislipidemi (kolesterol, trigliseridin artması), iyi kolesterolün düşmesi, karaciğer yağlanması, kardiyovasküler hastalıklar görülmektedir.
       
Bel Ölçümündeki Oranlar Değişti!
Metabolik sendromdan korunmak için ilk yapmanız gereken, bireyin kendini düzenli olarak kontrol etmesi için basit ve güvenilir yöntem olan bel çevresi ölçümü yapmaktır. Bel ölçümündeki oranlar artık değişti. Yeni ölçümler kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm geçmesi android tipi (vücudun üst bölgesi) şişmanlığın başlangıcıdır ve metabolik sendrom için artmış risk grubu oluşturur. Ayrıca insülin direnci veya glikoz toleransı, kan yağlarında anormallik, artmış tansiyon durumlarından ikisi de ek olarak varsa siz metabolik sendromsunuzdur.
   

Yağ Dağılımına Göre Obezite Tipleri Belirlenir

Android Şişmanlık: Abdominal obezite, elma tipi ve erkek tipi obezite gibi isimleri olan vücudun üst bölgesinde oluşan elma tipi şişmanlıktır

Jineoid Şişmanlık: Kadın tipi, armut tipi, kemer altı gibi terimlerde kullanılır. İsminden de anlaşıldığı gibi kadınlarda görülme sıklığı fazladır. Cilt altı, karın altı, kalça ve basende biriken bu yağlanma tipinde diyabet ve kalp hastalıklarına yakalanma riski daha düşüktür. Jinoid tipi şişmanlıkta eklemlerde ağrı ve hasar, varis gibi damar problemleri görülür.
                  
Abdominal Obezite Artık Kadın Tipi Şişmalık Mı?    
Karın tipi yağlanma, çoğunluk erkeklerde görülür olarak bilinmesine rağmen Türkiye de en son yapılan çalışmalarda kadınların %50’ den fazlasında görülmektedir. Bu da ülkemizde kadınlarında metabolik sendrom riskinin kadınlarda görülme oranın ciddiyetini gösteriyor.
      
Kilo Kaybı ve Sağlıklı Beslenmek Şart!
Metabolik sendromda en uygun tedavi kilo kaybı, fiziksel aktivitenin artırılması ve sigarayı bırakmak temeline dayanan tedavi edici yaşam tarzı değişikliğidir. Bu yaşam tarzı değişikliğinde en önemlisi beslenmede olan değişiklerle kilo kaybıdır. Yapılan çalışmalarda 3 kilo ağırlık kaybında şeker hastalığının gelişme riskini 5 kat azalttığı görülmüştür. Sebze ve meyvelerin günde 3-5 porsiyon tüketilmesi kardiyovasküler hastalıkları %20 azaltır.

Mutlaka Yapılması Gerekenler
1. Kilo kaybı sağlanmalı ve sağlıklı kilo hayat boyu korunmalı.
2. Tatlı tüketimini azaltın. Tatlı krizleriniz için 3 kaşık yarım yağlı yoğurt ile 1-2 tatlı kaşığı tarçın veya 2-3 adet doğranmış kuru kayısı ekleyin.
3. Su tüketiminizi dikkat edin. Her öğün öncesi 30 dakika önce su içmeye özen gösterin. Yarım saat önce içilen su, mide asidini azaltmasıyla açlığı azaltır.
4. Günde 5-6 adet badem tüketin. Düzenli badem tüketimi araştırmalarda bel çevresinde %10 a kadar düşüşler görülmüştür.
5. Spor sırasında belli aralıklarla toplam 3-4 adet kuru erik/kayısı tüketin. Hem size enerji verecek hem de düşen kan şekerinizi dengeleyecektir. Fiziksel aktiviteyi artırın ve düzenli hale getirilmelidir.
6. Kalsiyumun, vücutta yağ yakımını sağladığını unutmayın. Günde 2 porsiyon yoğurt tüketerek yağları yakın. Yağsız veya düşük yağlı süt ürünleri tüketin. 
7. Özellikle trigliserid yüksekse doymamış yağ (omega-3) alımı artırmak için düzenli balık tüketin. Balık aynı zamanda vücut yağının azalmasında etkilidir.
8. Günde 1 tatlı kaşığı keten tohumunu salatalarınızda veya yoğurda ekleyerek tüketin. İyi kolesterolün artmasını, kötü kolesterolün düşmesini sağlar.
9. Bitki çaylarının faydaları olduğu gibi zararları da vardır bu yüzden aşırı tüketmeyin günde 2 fincan yeterlidir. Vücudumuz için en iyi içeceğin su olduğunu unutmayın. 
10. Şekersiz de olsa içerdikleri kafeinden dolayı asitli içeceklerin tüketimine dikkat edin. Aşırı kafein tüketirseniz, vücutta ödem oluşumu kaçınılmazdır.
11. Çeşitli baharatlarla yemeklerinizi zenginleştirin. Böylece hem metabolizmayı hızlandırmış olursunuz hem de yağsız et, tavuk ve hindi ile yapılmış yemeklerinizi lezzetlendirirsiniz. Baharatların yağ yakımında %20 ye kadar etkileri vardır.
12. Tuz tüketiminin kısıtlanmalı (günde 2,5 gram). Tuzu kaçırdıysanız, suyu gün içinde daha fazla tüketin. 
13. Ticari mayaların kullanıldığı ekmekler bazı bireylerde rahatsızlık verebilir. Bu sebeple yufka ekmeği tüketebilirsiniz. Sağlıklı zayıflamanın ekmek tüketerek olduğunu unutmayın.
14. Sağlıklı zayıflamada yağ yakımının altın kurallarından biri de ana öğünlerden birinin sebze yemeği, diğerinin de et yemeği olmasıdır. 
15. Sağlıklı pişirme yöntemlerini uygulayın, kızartma gibi işlemlerin azaltın.

 saglik.milliyet com

0 yorum
 
Support : Copyright © 2011. saglik8.blogspot.com - All Rights Reserved
Kafes kuşu | Radyomevlana | Yiğit CAMCI